Pazarlama Türkiye Zirvesi 2019

Pazarlama Türkiye Zirvesi 2019

Pazarlama Türkiye Zirvesi 2019 ‘un ana teması Touch olarak belirlenmişti. Konuşmalar ve program dokunmak ana teması etrafında insana dokunmak, müşteri ihtiyaçlarına dokunmak, çalışan ihtiyaçlarına dokunmak konuları etrafında oluşturulmuştu.

İlk konuşmacı olarak Türkiye’nin ilk marka danışmanı olan Güven Borça sözü aldı. Sunumunu daha önce Philip Kotler‘in konuşmasından esinlenerek kapitalizmin daha fazla süre gelemeyeceğinden ve küresel olarak yeni sistemler üretilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Bunların dışında yeni ürün üretmek yerine var olan ürünlere katma değer katılması sonucunda gelir artışı yaşanacağından bahsetti. Afrika’da çıkan kahve çekirdeğinin İtalya’da sıkıştırılarak espresso olması daha sonra sütle buluşturulması ve farklı lezzetler ortaya çıkmasının ona katma değer yarattığını ve şimdi tüm dünyada üçüncü nesil bir çok kahve dükkanı olmasından bahsederek bunun çay için neden yapılamadığını anlamadığından bahsetti. Bu ve bunun gibi örneklerle Türkiye’nin zenginliği olan ve üretimde birinci olduğu fındık ve yine üretimde ikinci olduğu bal için hala bir markanın olmayışından bahsetti.

İkinci ve üçüncü konuşmacı çok uluslu şirketlerde çalışan kişilerdi ve çok uluslu ürün pazarlamada birçok ülkede aynı anda aynı kampanyayı yapmanın zorluğundan bahsettiler. Zaman farkı olan ülkelerde aynı anda kampanya çıkmak için nasıl kompakt olmak gerektiğinden ve çalışanları sitemin içine dahil etmekten bahsettiler. Yine aynı şekilde birçok ülkede var olan kültürlerden kaynaklı olarak her kampanya için o ülkede yaşayan biri ile kampanyanın evirilmesi gerektiğinden bahsedildi.

Dördüncü konuşma dört kişiden oluştu ve dijital dünyada iletişimin ve markaların şu an işe alım süreçlerinden ve iş yapan kişilerin üstteki farklı kategorideki işlerin bir kişiye yüklenmesi sonucu çalışan memnuniyetsizliğinden ve bunların sonunda çıkan işlerin çok iyi olmayacağından bahsedildi. IAB Eğitim komitesinde olan bu dört kişi gelecekte dijitalin çok daha değerli olacağını ve şirketlerin çalışanlarına bu konuda eğitimler vermelerinin zorunlu hale geleceğinden bahsetti. Pepsi Dijital Pazarlama Direktörü yaşadıkları güncel bir sorundan bahsederek artık sadece dijital satış olarak düşünülmemesi gerektiğini, bunun siparişten tedarik ve dağıtıma kadar artık dijital için bu konulara hakim ve hızlı aksiyon alabilecek yeni ekipler oluşturduklarından ve geleceğe yatırım yaptıklarından bahsetti.

Beşinci ve altıncı konuşmada ise verilerin ölçümlerden sonra anlam kazanması ve sentezlenmesinin uzun sürdüğünün ve artık sahada daha çok olunması ve yeni eğilimlerin sahadan takip edilmesinin öneminden bahsettiler. Vestel CMO’su Tunç Berkman Fox ile yaptıkları çalışmanın videolarını izleterek TV pazarında kendilerinin öncülük etmek istediklerini anlattı. Fox ‘un internette yayınlanan gençlik dizisi 4N1K‘da yayın süresince dizide var olan buzdolabı, kahve makinası gibi ürünlerin dizi izlenirken Vestel sitesine gelen trafiklerden ve yine dizi izlenirken Hepsiburada.com iş birliği ile direk satın almalardan bahsederek gençliğin ve yeni nesil tüketicinin evrimine dikkat çekti. Eski nesiller dükkanda görmeden, dokunmadan ürün satın almazken yeni nesil sadece dizide görüp beğendiği ürünü internetten anında satın alabilmekte dedi.

Yedinci konuşmacı Google ve Seo’dan bahsederek Google’ın kendi ürünleri için bile Seo yaptığından ve ne kadar tıklanmalar azalsa da Seo‘nun siteler ve onların güven endeksleri için gerekliliğinden bahsetti.

Sekizinci konuşmacı Yemeksepeti‘ nin uzun yıllardır pazarlamasının başında olan Barış Sönmez’di. Yemek sepetinin 15 yıllık birikimin onlara verdiği büyük veri sayesinde artık gelecek aylarda ne kadar satış yapacaklarını ve sitelerinde ne kadar trafik olabileceğini detaylıca saptayabildiklerini anlattı. Bu sayede TV’de verilen reklamın yeni müşteri kazandırma ve site trafiğini arttırma maliyetinin onlara pahalıya geldiğinden artık dijitalde de yeni nesli yakalamak adına şirketlerine bir oyuncuyu çalışan olarak katmalarını anlattı. Artık iş yerinde gün boyu yemeksepeti adına çevrimiçi oyunlara giren ve orada kişiler ile muhabbet eden bir oyuncuları olduğunu anlattı. Yeni neslin TV başında değil artık oyun başında olduğundan ve onları yakalamak için artık yeni mecralar bulmaları gerektiğini anlattı.

Glovo etkinliğin resmi sponsoruydu ve kendi marka hikayesini anlattı. Glovo Pazarlama Direktörü, çalışanları ile nasıl bağ kurduğundan ve onların hikayelerinden bahsetti. Çalışanları mutlu olan şirketlerin ve onların sorunları ile ilgilenildiğini hisseden çalışanların daha verimli olduklarını anlattı. Sonraki tüm konuşmaların aslında ana teması böyle devam etti. Çalışanların artık yeni nesiller oluşu ve şirketlerin İK departmanlarının eski çalışanlarına yaklaşımları ile yeni çalışanlarına yaklaşımlarının aynı olmaması gerektiği söylediler. Çalışan yaş ortalamasının artık 24-30 bandına indiğinden ve yeni neslin eski nesiller gibi iletişim kurmadıklarından farklı ilgi alanları olduğundan bahsedildi. Yönetici ve çalışan ilişkilerinin de eskisi gibi olmadığından, artık Skype ile işe alımların başladığından ve uluslararası çalışanların olmasından bunların da diğer çalışanlar ile aynı şartlarda olması ve verimli çalışmaları adına yeni çözümlere ihtiyaç olduğunu anlattılar.

Konuşmacıların ve ana tema olan dokunma temasından yola çıkılarak aslında her çalışanın bir tüketici olduğunu ve artık yeni tüketicilerin eski nesiller gibi olmadığını, şirketlerin öncelikle yeni tüketicilerin e spor gibi, çevrimiçi oyunlar gibi, sosyal medya ve yeni uygulamalar ile birlikte ilgi alanlarının değiştiği ve müşteriyi yakalamak isteyen markaların artık kendini geleneksel alanlarda değil yeni mecralarda göstererek onların hikayelerine dahil olmaları gerektiğini anlattılar.