Ne Desem

O günden sonra herkesin keyfi kaçmış. Kimse de işe gelme isteği kalmış. Herkes tam yeni işlerini yeni düzene alışmaya çalışırken birden iki üç yıllık arkadaşlarından olmuşlar. Bizim kızın doğum günü gelmiş çatmış.. Herkes kendi derdinde ya da iş toparlama derdinde olduğundan kimsenin umurunda olmamış. Eski iş yerindeki arkadaşları hatırlamışlar alıp onu öğlen yemeğe çıkartmışlar. Hatırlamaları yetmezmiş gibi ona ufak tefek hediyeler de almışlar. Kendini iyi hissetmiş o an ama sonra onlardan neden ayrıldığını düşünmüş, ayrılmak zorundaydım demiş kendi kendine, öyle bir çıkmaza düşmüş ki yemeğini yerken.. hediyelerini de alıp ofise döndüğünde herkes elindekileri merak etmiş. Bizim kız haklı gururuyla bu gün benim doğum günüm demiş. Bir iki mecburi kutlamadan sonra herkes tekrar işine dönmüş.

Kendini kötü hissetmesi yetmezmiş gibi o gün var olan işlerde eskiye dönük problemler çıkmasından ötürü sesler yükselmiş. Bizim kız o gün tamamen karar vermiş orada ona yer yokmuş. İnsan yaşayabileceği yere alışmaya çalışır ama burası yaşanacak yer değilmiş. Sonunda vazgeçmiş alışmaya çalışmaktan, kendini oraya ait hissetmeye çalışmaktan, insanları tanımaya çalışmaktan..

Güneş batmış artık ama yine unutulan bir şey varmış.. Batan güneş yine doğacakmış..