Patlamalardan Sonra

Bu gün benim için güç bir gündü. Eski anılarımdan bazılarının sahibi vefat etti hem de Taksim de olan patlamalar herkesi olduğu gibi beni de çok etkiledi. Ankara’da arkadaşlarımın kurtulduğuna mı sevinsem onca canın yitip gittiğine mi üzülsem diye düşünürken bu sabah bir patlama daha oldu. Tüm gün konuşmalara dikkat etmeye çalıştım metrodan gitmeyelim patlarsa içinde kalırız, metrobüs zaten kalabalık ve temel hedef noktası riski fazla, vapur mu yapsak diye konuşuyorlardı. İnsanlar artık öleceği yeri seçmeye başladı bu ne kadar acı….
Bu gün konusu da oldu hatta insanlar artık o kadar benimsediler ki bu durumları üzülmek,yeter diye sosyal medyada paylaşımlar yapmanın yanında ölümlere alıştılar. Şehit olmasına nasıl alıştırdılarsa şimdi de masum insanların ölümüne öyle alıştırdılar.
Bir yerde okumuştum savaş bölgesindeki insanlarda baştan durumu kabullenmek istememişler ama ne zaman ki evlerine bomba düşmüş işte o zaman durumun ciddiyetini anlamışlar. Bakalım bizim insanımız ne zaman gerçeği kabullenebilecek.
Öğrendiğim kadarıyla yakın zamanda bireysel silah ruhsatı sayısı artmış insanlar yavaş yavaş evlerine silah sokmaya başlamışlar.İnsanların üstünde öyle bir algı yönetimi yapılıyor ki değil dost düşmanı yakında insanlar ırkı farklı diye komşusunu vurmaya kalkışacak. Okuldan dönüşte 3 kez çevirmeye dek geldim. Polislerin tek yaptığı arabaların içlerine bakmak tipinden insan ayıklamak. Sabahın o saatinde 4 can alabiliyorlarsa hem de İstanbul’un kalbi dediğimiz yerde bence bunda öldürmek değil zaten gözdağı vermekti amaç. Yoksa 2 saat sonra aynı şey olsaydı 4 değil 40 can alırdı o bomba.. Olan yine 4 cana oldu, hayattan umudu olan 4 can o saatte ya işe gidiyordu ya bir yere yetişiyordu, masumdu, suçsuzdu… Masum olmasa,suçlu olsa ne çıkar can almak hem de bu kadar haince…

Bu gün yaşamanın zor olduğu bu şehirden bir kez daha soğudum. İzmir de bile asker aracına silahlı saldırı oluyorsa zaten kaçacak yer de kalmamış demektir… Arkadaş sohbetinde de dediğim gibi beyin göçünden şikayetçi bir millet geleceğine güven sağlayamıyorsa bu göçe mahkum. Anca başbakanlık önüne polis aracı koyuyoruz anca bomba patladıktan sonra tedbir alıyoruz. Geleceğiniz şekillendirecek gençlerin olduğu yerler ?
Allah’a emanet…