Hayat Birgün O Da Bugün

Hayat Birgün O Da Bugün

Bu gün benim için o kadar güzel geçti ki “hayat birgün o da bugün” dedirtti.uzun zamandır üstümde olan yükler, ağrılar, sancılar bir anda yok oldu sanki. Böyle bir haftalık tatile gidersin de dönersin kafan rahattır tam da öyle oldu.Dopdolu bir gün geçirdik, geçirdik diyorum çünkü bu günü bana yaşatan hayatımda İYİ Kİ olan biri var 🙂

Sabahtan erkenden kalkıp Sapanca’ya Natürköy’e gittik. Erken kalkan yol alır lafı tamamen doğru bir laf sabah 9 da çıktık yola 11 de oradaydık. Mis gibi kocaman bir kahvaltı bizi bekliyordu ama biz önce yeri keşfetmek istedik. Kocaman bir arazi üstte kalınacak küçük evler yapmışlar. Ortasından küçük bir dere geçiyor arada durdurup derinleştirmişler ki şelale havası versin.. Mekanı güzel tasarlamışlar; açık alan çok güzel, kapalı alanlar ise idare eder. Dolaşırken nasılda doğaya özlem duyduğumuzu fark ettik. 3-5 ağaç görünce ikimizde enerji dolduk. bol bol resim çekilip olabildiğince eğlendik, güldük. Resimlerde sürekli bir sırıtıklık hali 🙂

İnsanın gerçekten gülebildiği, yanında her şeyden uzak kalabildiği birinin olması çok güzel. Hani daha önce de demiştim ya biz hem dost hem arkadaş em sevgiliyiz diye işte bugün tamda iki oyun arkadaşı gibiydik. Zaman o kadar hızlı aktı ki diğer planlarımızı yapmak için oradan zor da olsa ayrıldık.

Sapanca sahilinin o kadar güzel resimleri vardı ki biz aldandık, kimse aldanmasın diyorum. Kahve içecek bir yer beğenemedik, uzun sahil ama göle borularla kötü suları bağlamışlar, ırkından dolayı değil kokusundan dolayı sevmediğim insanlar dolmuş her yerde, tam da o sırada benim küçük ablamın Gölcük’te yaşadığı ve ona yakın olduğumuzu hatırladık. Haftalardır bana telefonda daha yazı yazmayı bilmediğinden ses kaydı gönderen yiğenimi mutlu etme şansı elimizdeydi kullandık. Tesadüf müdür yoksa başka bir şey mi bilinmez ne zaman onların camına martı gelse ben onları arıyorum. Küçük yiğenim artık gerçekten o martıyı benim gönderdiğime inanıyor.. Bu sabahta yine martı gelmiş o da ısrarla teyzem gelecek demiş. O an ben aradığımda şok oldular. Bizde hızlıca gittik tabi o kadar sevindi ki gözleri yaşlı yaşlı bir sarılışı vardı…. O an çok iyi bir şey yaptığımızı tekrar hissettim. O kadar mutlu oldu ki sarıldı, yattı,öptü.. Yarın iş var gitmemiz gerekiyor dediğimizde gözlerinin o bakışı… Bari 1 gece kalın diyerek bizi göndermesi yüreğimizi burksa da mecburduk ve dönüş yolu ikimize de uzun geldi…

Çocukluğumuzda bir şarkı vardı. ” Birgün birgün bir çocuk eve de gelmiş kimse yok…” diye bu akşam tam da öyle oldu. Eve geldiğimde annemle babamı uyurken buldum. Ev sessiz ve boştu sanki İstanbul’un havası yetmezmiş gibi kocaman güneşli gün kapkaranlık oldu.

Amaaaaa olsun 🙂 🙂 🙂 Bugün o kadar güzel geçti ki.. Günümü güzel yapan tavukçu amca, beraber kahvaltı yaptığımız Hidayet Türkoğlu ve o miniş kızına, yoldaki enteresan bir sürü insana, her yerde karşıma çıkan eski servis şoförümüz Erdal abiye, o mekanı tasarlayanlar ve en önemlisi abla-enişte ikilisine ve onların İYİ Kİ doğurduğu o canım kızlarına çooook teşekkür ederim.

Hayatımı güzel kılan insan İYİ Kİ VARSIN…