Gidesim Var

Gidesim Var

Bu gün çok fena kaçıp gidesim var. Kimseye haber vermeden kendimle kalasım var.

Size de olur mu? Bence herkese olur bazen. Her yerden herkesten gidesiniz olur. Yarın işe gitmek yük gibi geliyor. Alıp sırt çantamı binip bir otobüse nereye olduğunun hiç önemi yok gerçekten sadece uzun uzun gidesim var. Yol boyunca sadece kendimle kalıp bomboş yola bakmak, hava kararınca da karanlığa boş boş bakasım var. Kısacası bu gün benim gidesim var. Ne çok söyledim 40 a tamamlarsam bu gece gider miyim ? Çok zor.. Kan bağı denen şeyi istesek de atamıyoruz di mi ? Ya da sorumluluklarımızı kapıdaki portmantoya asıp banane bu gün yanıma almayacağım diyemiyoruz. Kendi kendimi sık sık motive ederim ama bu gün onu bile yapasım yok. Size içimdeki karanlığı açmak istedim o kadar. Sadece yazabiliyorum. İyi yanından bakarsak şuan koca Dünya da benim gibi olan kaçımız en azından yazabiliyoruz ? Ben şanslıyım bence en azından yazabiliyorum. Savaşın içinde ki o insanların içinden benim gibi gidesi olanları düşündükçe evet ben çok şanslıyım. Hiç değilse kendime bunu hediye edebiliyorum. Ne kadar düşününce komik gelse de ben kendime burda yazmayı hediye ediyorum. Sorumluluklarımı bırakıp kendim gibi, içimden geldiği gibi yazıyorum. Kendimi anlatabiliyor muyum ? Beni anlayabiliyor musunuz ? Belki… Yıllardır tanıyanlar bile anlayamadı bence sizde boşverin. Beni anlamak için ben olmanız lazım. Benim sizi anlamam için nasıl siz olmam gerekiyorsa..

Mesela beni anladığını söyleyenler, hepsi yalan söylüyor çünkü anlamıyorlar anlamaya çabalıyorlar. Anlamaları imkansız çünkü onlar Pelin değil. Çabaları çok büyük ve benim neden böyle olduğumu anlamaya çalışıyorlar yanımda olmaya çalışıyorlar o kadar. Onlara minettarım sakın yanlış anlamasınlar. İyi ki yanımdalar bazıları…

Her insanın kalın kabuk örüp kendiyle kaldığı zamanlar vardır. Kimseye anlatamazsınız sadece kendinizi yanınıza alırsınız ve gidersiniz. Bu uyumak için yatak olur, yürümek için yol olur, gitmek için vasıta olur. Tek fark seçtiğin yoldur bazen deli gibi çalışıp üstünü örtmek istersiniz düşünmemek en büyük çözüm gelir. Sorunlar orada durur, karanlık orada durur siz çalışarak düşünmeye vakit bulamayarak görmezden gelirsiniz. İşte bende öyle yapıyorum. Sürekli kenar da gözümün önünde duruyor ama şu an tam da o karanlığa yürüyorum. İçinden bu fani hayatımda çıkamayacağımı biliyorum. Evin dört bir yanını sarmasına izin vermiyorum ama küçültüp kaybedemiyorum da. Arada sıkıştırıyorum kendime yaşam alanı açıyorum o kadar.

Şimdi o karanlık büyümeye başladı. Uğraşmaktan öyle yoruldum ki temizlemek, ufaltmak, anlatmak, konuşmak istemiyorum. Büyüyüp beni içine almasına da izin vermem. Bu yüzden gidesim var. İlla yaşamak zorundaysan yeniden doğsam mesela, olmuyor mu ?

Edit: Şimdi Ayvalık’ta olsam. Gölge ye uzansam. Etrafımda o rüzgar şehrinin serinliği, burnumda o acı tadıyla zeytin koksa.. Kapasam gözlerimi hayallere dalsam. Önümdeki koca denize bir ada koysam, adaya bir ev belki içinde bir delik balıkları göreceğim,besleyebileceğim bir yer. Küçük bir taka koyalım bir kenara da arada ana karaya geçip yiyecek almak lazım. Bence güzel resim oldu 🙂
Tam bir Bob Ross anlatımı. Çocukken ne çok izlerdim, yer etmiş demekki 🙂

Dün gece kovaladım karanlığı kendime yer açtım yaşıyorum.. Her şeye rağmen gülüyorum :))