Elim Kaleme Gitmiyor

Elim Kaleme Gitmiyor

Bir kaç gündür elim kaleme gitmiyor.

Bu bloga ilk başlarken hergün vakit ayıracağıma kendi kendime söz vermiştim. Hayat sizin planlarınız dışında işleyen düzen lafına tekrardan inandım. Ben ne planlarsam planlıyım hayat hiç de benim planladığım gibi olmuyor.

Bazen herşeyden kaçmak istersiniz ama bağlarınız öyle kuvvetlidir ki iki adım öteye gidemezsiniz. Benim içinde hayat tam da böyle..

Aslında bileti alıp kendimi en huzurlu hissettiğim yere Ayvalığa kaçmak istiyorum. Tek başıma sahilde yürümek, kumlarda oturmak belki inceden üşümek istiyorum..

Bu annler günü benim gibi engelli anne-babaya sahip çocuklar için zor bir gün. Onlar sizi yetiştirmiyor siz onları yetiştiriyorsunuz. Ben doğası gereği anne ve babayı kendi içinde barındıran biriyim. Ama fark ettim ki onları içimde barındırmam artık az geliyor.

Annemle diğer anne-kız ilişkilerinden çok farklı bir ilişkimiz var. Gözlerle anlaşıp sadece evin temel ihtiyaçlar için el işaretleri ile konuşuyoruz. Bunun dışında annem de annesiz ve babasız büyüdüğü için sevgi göstermeyi bilmiyor. Ben de kendimce ona sırnaşıp beni sevmesini sağlamaya çalışıyorum. Bazen sarılıp içime sokuyorum o ne kadar bundan şikayetçi olsa da…

Dün uzun yıllar sonra ilk kez babama sarıldım mesela. Şu an benim onun kızı olduğumu bilmeyecek kadar uzaklarda ruhu.. Belki çocukluğunda belki çok daha uzaklarda. Onun için etrafındaki bir yabancıyım. Dün nedense hüzünlüydü balkonda otururken. Birden birşey beni ona itti. Nasılsın dedim gözleri yaşlı baktı. Sanırsın küçücük bir çocuk… Öyle dokundu ki içime birden nasıl oldu bilmiyorum sarıldım. Yüzünü sevdim. Bana bakışı yaktı içimi. Ben ne kadar görmezden gelmeye çalışsam da aslında içimde kocaman bir baba boşluğu olduğunu gördüm. 26 yaşında olup babasına ilk kez sarılan bir kız çocuğu varmış içimde…

Babasız büyüyen kız çocukları varsa etrafınızda bakın hepsi aslan gibi kendi yarasını kendi sarmış hayatta dik duran kadınlardır. Hayatlarını birleştirecekleri erkekleri öyle zorlarlar ki gidecekse erkenden gitsin ki o acıyı ona hatırlatmasın isterler. Birine güvenirseler de asla bırakmak istemezler.. Ben de onlardan biriyim.

Dün kendimle gurur duydum onca yıl ona sarılmak yerine kendime nasıl sarılmışım, nasıl onca yıl bu kanayan yaramı sarmışım..
Bir daha cesaret edip sarılabilir miyim tekrar kanatır mıyım yaramı bilmiyorum..

Eğer sizinde kendi kendinize yaralarınızı sardıysanız, sardığınız yaraların sahipleri hala yaşıyorsa, sizi hatırlıyorlarsa ve o cesareti toplarsanız benden çok daha şanslısınız.. Sarılıp sarılmamak size kalmış ama unutmayın annenizin ilk şaplağında yine anne diye ağladınız..

Vaktiniz varken kendiniz için birşeyler yapın.. Ben çok geç kaldım siz kalmayın..